
Bu sanatı mesleğin ustalarından öğrendiğini dile getiren Döngel, “1993 yılında Gedikpaşa’da başladım mesleğe. Orada en iyi ustalardan eğitim aldım, 13-14 yaşlarında falandım. Bir nakışçı vardır, bir de üreten nakışçı vardır. Nakışçının önüne hazır materyal gelir, oturur makinede onu yapar. Bir de üretmek var. Desen yönünde, çizim yönünde veya nasıl bir motif oraya oturtturulacak? Burada işte ustalık devreye giriyor. Şu an bu işi yapan otomatik makineler var ama onlar el emeği değil. Bizim özelliğimiz el, ayak ve beyin kombinasyonuyla çalışmamız; göz, el, ayak, beyin. Yani makineye oturduğunuz makineyle bütünleşmeniz gerekiyor bir ürün yapabilmeniz için” ifadelerini kullandı.